# Simidin Hikâyesi: İstanbul’un Simgesi Susamlı Halka

> Simit nedir? İstanbul’un susam kaplı halka ekmeğinin hikâyesi: nasıl yapılır, halk onu nasıl yer ve simit arabası neden bir sokak ikonudur.

**Simit**, İstanbul’un susam kaplı halka ekmeğidir; içi yumuşacık, dışı ise kavrulmuş susamla koyulaşmış, fındıksı bir kabukla örtülü bir hamur çemberi. İnsanlar “simit nedir” diye sorar ve dürüst cevabı şudur: o, şehrin her günkü ekmeğidir. Neredeyse her köşede kırmızı arabalardan satılır, bir bardak çayla yürürken atıştırılır ya da kahvaltı sofrasında beyaz peynirin yanına serilir. Ucuzdur, her yerdedir ve pek çok İstanbullu için sabahın ilk tadıdır.

## Simit tam olarak nedir?

Simit, mayalı buğday hamurundan bir halkadır; fırına girmeden önce ıslatılır ya da daldırılır, ardından bolca susama bulanır ve koyu altın rengine dönene dek pişirilir. Sonuçta susamın tuttuğu yerlerde çıtır, ortasında ise yumuşak bir ekmek çıkar; yumuşak sandviç ekmeğinden çok, yoğun bir çöreğe yakındır. Biçimi önemlidir: halka, taşıması kolay, koparması kolay ve sofrada elden ele dolaştırması kolaydır.

Kimi zaman “Türk çöreği” diye anılır ve bu benzetme yeni gelenlerin onu gözünde canlandırmasına yardımcı olur, gerçi ikisi aynı şey değildir. İkisi de halka biçimlidir, ama simit daha ince, daha kurudur ve hamurdan çok susamla ilgilidir. Burada kalın, çiğnemesi ağır bir gövde yoktur; krem peynire ya da iç harca gerek duymaz. Simit tek başına yeter.

## Simit nasıl yapılır?

Simide kişiliğini veren adım, fırından öncedir. Hamur halkaları suyla inceltilmiş *pekmeze* (üzüm pekmezi) daldırılır, sonra bütün yüzeyi kaplansın diye susam dolu bir tepsiye bastırılır. Pekmez iki iş görür: susamın yapışmasına yardım eder ve sıcakta karamelleşerek kabuğa koyu rengini ve hafif tatlılığını verir.

Oradan halkalar doğrudan fırın tabanına ya da sıcak bir taşa gider ve hızlıca pişer. İyi bir simit, susamı acımsı kıvamına dek kavrulmuş, kabuğu çatırdayan ve içi yumuşak tellere ayrılan bir halde çıkar. En güzeli, pişişinden bir iki saat içinde, çıtır kabukla yumuşak iç arasındaki o tezat en keskinken yenenidir.

- **Hamur**: sade mayalı buğday hamuru, halka biçiminde, çoğu zaman iki şeritten bükülerek.
- **Daldırma**: rengi belirleyen ve susamın tutunmasını sağlayan *pekmez* (üzüm pekmezi) ile su.
- **Kaplama**: cömertçe susama bastırma; o belirleyici lezzet.
- **Pişirme**: hızlı ve sıcak; kabuk koyu altın olana ve susam kavrulana dek.

## Halk simidi nasıl yer?

Simidin çoğu sade yenir, elde, çoğu zaman ayaküstü. Arabadan bir tane sıcakken alır, bir parça koparır ve yürürsünüz. Klasik eşi bir bardak *çaydır* (Türk siyah çayı); demli ve sıcak olanı susamı yumuşatır ve kuruluğu keser. Daha doyurucu bir hâli için simit yarılıp içine *beyaz peynir* doldurulur ya da yanında zeytin, domates ve salatalıkla yenir.

Kahvaltıda simit, tek başına durmak yerine geniş sofradaki yerini alır. Peynirlerin, balın, yumurtaların ve ekmeğin arasında oturur; koparıp küçük bir lokma kurmak için bir şey daha. Onun bu daha büyük ritüeldeki yerini anlamak isterseniz, [geleneksel Türk kahvaltısı rehberimiz](/blog/turk-kahvaltisi-rehberi/) bütün sofrayı ve İstanbulluların onun üzerinde nasıl gezindiğini anlatır. Bir simit ve bir dilim beyaz peynir, üstüne çay, çalışan bir sabahta pek çok kişinin kahvaltısıdır.

## Simit arabası neden bir sokak ikonu?

Camlı yanları ve üst üste dizili halkalarıyla kırmızı simit arabası, İstanbul sokağının en sabit görüntülerinden biridir. Arabalar şafakta vapur iskelelerinin, tramvay duraklarının, cami kapılarının ve kalabalık meydanların yakınında, insanların bir yere giderken geçtiği her yerde belirir. Satıcı seslenir, yığın sabah boyunca eksilir ve öğleye doğru taze bir parti gelir.

Çekiciliğinin bir kısmı, sizden ne kadar az şey istemesinden gelir. Girilecek bir sıra, bulunacak bir masa, okunacak bir mönü yoktur. Birkaç bozukluk uzatır, sıcak ekmeğinizi alır ve yürümeye devam edersiniz. Bu denli büyük ve hızlı bir şehirde simit arabası küçük, sabit bir noktadır: öğrenciden memura, kaldırımdaki düşmüş parçayı kapan martıya dek herkes için aynı ekmek, aynı biçim, aynı fiyat.

## Arabanın ötesinde simit

Doğal evi araba olsa da simit, yavaşladığı yer olan sabah sofrasına da aittir. Koparılıp paylaşıldığında, dolu bir sofranın baharatlı sucuğunun ve böreğinin yanında rahatça oturur ve pek çok Türk kahvaltısının demir attığı yumuşacık domatesli yumurtalı yemek olan [menemenin](/blog/menemen-rehberi/) doğal bir yoldaşıdır. Koparılmış simit, sıyırmak için biçilmiş kaftandır. Sokakta bir atıştırmalık olan ekmek, doldurulacak çay ve konuşulacak insanlar olunca uzun, oturmalı bir öğünün parçasına dönüşür.

## Süleymaniye’de simidin tadına varmak

Bir sabaha simit ve beyaz peynirle, hakkını vererek başlamak isterseniz, **Moss Lounge the Bosphorus** Süleymaniye’de, tarihi yarımadada yer alır; eski şehre ve suya bakan bir terasıyla. 2019’da burayı açan Adem Özen, cömert bir Türk kahvaltısı serer ve çayı eksik etmez; burayı bir restoran değil, bir ev gibi tutar. Bir simit koparmak, bir lokma kurmak ve sabahın uzamasına izin vermek için sakin bir köşedir.
