Rezervasyon
Genel

Süleymaniye'nin Ev Sahibi Adem Özen ile Tanışın

· 6 dk okuma · 49 görüntülenme
Süleymaniye'nin Ev Sahibi Adem Özen ile Tanışın

Adem Özen, İstanbul'un tarihi yarımadasında, Süleymaniye'deki çatı restoranı Moss Lounge the Bosphorus'un kurucusu ve ev sahibi. Müdavimler onun tam adını pek kullanmaz. Onlar için o Moss Adem; kahveyi nasıl içtiğinizi ve hangi masanın günün son ışığını aldığını hatırlayan ev sahibi. Moss'u anlamak istiyorsanız, işe ondan başlarsınız, çünkü mekanda hissedilen sıcaklık yere sonradan eklenmiş bir dokunuş değil. Mekanın temeli o.

Misafirlerin Moss Adem dediği adam

Moss'un yorumlarını açın, aynı cümle onlarca farklı ifadeyle tekrar karşınıza çıkar: işletmeci sıcak bir insan. Bir misafir, Adem ve ekibinin gerçekten misafirperver olduğunu, servisin bir restorandan çok bir dostun evine gitmek gibi hissettirdiğini yazmış. Bir başkası, İstanbul'da yıllardır gittiği en huzurlu yer demiş. Bunlar başıboş iltifatlar değil. Tek bir kişinin niyetini, yüzlerce sabah ve akşam boyunca tekrarlanmış halini anlatıyorlar.

Lakap size bir şey söyler. İnsanlar yalnızca servis aldıkları bir ev sahibinin adını kısaltmaz. Moss Adem, salonunu artık biraz da kendinizinmiş gibi görmeye başladığınız birine seslenme biçiminizdir.

Bir işlem değil, bir karşılama

Adem, Moss'u tek bir inanç üzerine kurdu: misafir, yoğun bir restoranın masaları akıttığı gibi işlem görmemeli; evinize aldığınız biri gibi karşılanmalı. Bunu küçük şeylerde hissedersiniz. Acele ettirilmeden kurulan kahvaltı sofrasında. Her cuma gelen çift için boş tutulan köşede. Bir servis el kitabı öyle dediği için değil, istediği için masanıza uğrayan ev sahibinde.

Bu inancın Moss'ta bir adı var ve kendi başına okunmayı hak ediyor. buraya neden restoran değil ev dediğimizi ayrıntısıyla anlattığımız yazı, bir slogandan çok mekanın gerçekte nasıl işlediğinin tarifi.

Hep orada olmak ne demek

İyi bir ev sahibini, yaptıklarından çok dikkati tanımlar. Adem, önemli olan biçimde hep oradadır: fark eder. Kahveyi, masayı, bir ay önceki yüzü hatırlar. Bir masanın sohbet etmek mi yoksa manzarayla baş başa kalmak mı istediğini okur. Bu tür bir varlık devredilemez ve taklit edilemez; misafirlerin servisi genel olarak övmek yerine onu adıyla anmasının nedeni de bu.

  • Kahveyi nasıl içtiğinizi ve hangi koltuğu sevdiğinizi hatırlar.
  • Her hafta aynı akşam gelen müdavimler için bir masayı boş tutar.
  • İstediği için uğrar, sonra sizi sabahınızla baş başa bırakır.
  • Salonu okur, böylece karşılama hiçbir zaman başında dikilmeye dönüşmez.

Sıcaklık neden bütün mesele

Boğaz manzaralı bir terası yalnızca manzaranın üzerinden çevirmek mümkün. Pek çok yer öyle yapıyor. Adem daha zor olanı seçti: karşılamanın salonu taşımasını, manzaranın ise yalnızca sahne olmasını sağladı. Misafirler burası bir restorandan çok bir dostun evi gibiydi dediğinde işaret ettikleri fark tam da bu.

Moss'un etrafında büyüyen itibar bunu yansıtıyor: sıcak ev sahibi, huzurlu salon, katı olmadan sofistike, ilgili ama hiç acele ettirmeyen servis. Manzara övgüden payını alıyor, ama insanların geri döndüğü şey kendilerini karşılayan kişi. Bu bir şans değil, bir tercih. Fikrin nasıl başladığını görmek için, Moss Lounge the Bosphorus'un hikayesi onu Fetva Yokuşu'ndaki bir çatıdan bugünkü terasa kadar izliyor.

Onunla nasıl tanışırsınız

Adem'i anlamanın en iyi yolu, masalarından birine oturmak. Moss her gün sabah sekizden gece yarısını iki geçeye kadar açık; onu uzun bir Türk kahvaltısında, geleneksel Türk kahvaltısı rehberimizin anlattığı türden bir sofrada bulabilirsiniz, ya da akşamın ilerleyen saatinde, nargile (su lülesi) yanmış ve şehir aşağıda ışıldarken. İkinci gelişinizde sizi hatırlamaya eğilimlidir.

Masa ayırtmak için WhatsApp üzerinden bir mesaj atın. Gün batımını alan koltuğu isteyin, gerisini Adem'e bırakın. En iyi olduğu kısım o, ve insanları geri getiren de o.

Paylaş
← Tüm Yazılara Dön
Rezervasyon

Masanız
sizi bekliyor.

WhatsApp ile Rezervasyon